köşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
köşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ocak 2026 Cuma

MENKIBE .............. FİRAVUNUN ZULMÜ

 MENKIBE .............. FİRAVUNUN ZULMÜ


Mel’un Firavun karısı Asiyenin (radıyallahü anhâ) müslüman olduğunu duyunca, bir kasap çağırtıp emir verir:
-Haydi koyunu nasıl yüzüyorsan bunun derisini de öyle yüz. Kasap emri yerine getirir. Melekler:
-Yârabbi nasıl olur da sana îmân eden kadın zalim Firavunun o dayanılmaz işkencesine maruz kalıyor, diye feryat ettiler. Allahü teâlâ buyurdu:
-O gerçekten bize kavuşmak istemiştir. Nihâyet Asiye  (Radıyallahü Anhâ) can vermeye başladı. Tam o anda dudakları kımıldıyordu. Allah her şeyi bildiği halde sırf Cebrâîli de haberdar etmek için:
-Onu dinle bakalım ne söylüyor? emrini verdi. Dinledi ve dedi ki:
-Yâ Rabbi o bir ev istiyor, melekler şaşırdılar ve aralarında şöyle konuştular:
-Zavallı pek ağır işkenceye maruz kaldı lâkin çok basit bir şey istedi. Allahü teâlâ Cebrâil aleyhisselâm ile emir verdi:
-Sor bakalım, bu evi nerede ve kimin yanında istiyor? Cebrâîl aleyhisselâm dedi ki:
-O (Yani Asiye Radıyallahü Anhâ) şu niyazda bulunuyor, Rabbim benim için Cennette seni sık sık görebileceğim bir ev yap. Melekler bunu duyunca:
-Bu gerçekten büyük bir dilektir. Çünkü Rabbin muhabbet ülkesinin arsasında bir ev arzulamıştır, derler. Öte yandan Cenâb-ı Hak şöyle buyurur:
-O istemeden önce ben ona yurdu hazırladım. Üstelik Allâhü teâlâ, Asiye ye  (Radıyallahü Anhâ) ölürken de en ufak bir acı çektirmemiştir. Çünkü o ölürken cemaline nazır bir halde “Allah! Allah” diyordu.

6 Eylül 2022 Salı

ADALETLİ OLMAK (TARLA HİKAYESİ)

endülüs, emevi, hakem II, kadı beşir,köşk,atatürk köşkü,adaletli olmak,tarla hikayesi,kıssa,dini hikaye,hükümdar,fakir kadın,kırmızı çiçekler,çiçekler,bahçe,villa
 ADALETLİ OLMAK (TARLA HİKAYESİ)

Endülüs Emevi hükümdarlarından Hakem II. adâletli bir hükümdardı. Adâleti yerine getirmekte ondan geri kalmayan da bir kadısı vardı: Kadı Beşir.
Hükümdar, bahçesine büyük bir köşk yaptırmak istedi. Fakat arsası yetmiyor, fakir bir kadına ait tarlayı da almak gerekiyordu. Kadın tarlasını vermek istemedi. Fakat tarlayı zorla alıp köşkü onun tarlasına uzattılar. Köşk bitmişti. Kadın, Kadı Beşir’e gitti.
Durumu bildirip şikayette bulundu. Kadı, kadına 
-Hiç meraklanma ben bunu düzeltirim.
Kadı Beşir, bir eşek aldı, eşeğin üzerine boş bir torba koydu. Vardı  gitti. Köşkün önünde Hakem pencerede oturuyordu, Kadı: -Ey hükümdar, diye seslendi, bu torbayı şuradan toprakla doldurur musun?
Hakem, Kadı’nın gizli bir gâyesi olduğunu anlayarak aşağıya indi, torbayı doldurdu. Kadı:
-Hele şu torbayı kaldır da eşeğe yükleyelim.
Hükümdar uzun uzun zorlandı. Torbayı kaldıramadı. Bunun üzerine Kadı şöyle dedi:
-Ey hükümdar, bu torbadaki toprak, fakir kadından zorla aldığın şu tarlanın ancak çok küçük bir bölümdür. Sen bunu kaldıramıyorsun. Peki, yarın öbür dünyada, o koskoca tarlanın yükünü ve günahını nasıl kaldıracaksın?
Bundan sonra, tarla, köşklerle beraber kadına verildi.